BİR HİKAYEN OLMALI
FORUMDA AKTİF PAYLAŞIM YAPABİLMEK İÇİN LÜFTEN ÜYE OLUNUZ....

BİRHİKAYENOLMALI EKİBİSmile


Ölüm Seni Yanıltmasın , Bir Düşün Yaşayanları .. Alnını Korkusuzca Kaldır , Kimin Yanındasın Yerin Neresi ve Senin En Çaresiz Anında Tek Silahın Nedir?
 
AnasayfaKapı*TakvimSSSKayıt OlGiriş yap
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» BEETHOVEN..
Paz Mart 06, 2011 1:29 pm tarafından heval

» CAN YÜCEL..
Paz Mart 06, 2011 1:27 pm tarafından heval

» CHARLES BUKOWSKY
Paz Mart 06, 2011 1:25 pm tarafından heval

» ZAMAN KİMDE TÜKENİR
Paz Mart 06, 2011 1:20 pm tarafından heval

» V for vendetta
Paz Kas. 21, 2010 1:14 pm tarafından heval

» hoşgeldin dilek
Cuma Kas. 19, 2010 10:16 am tarafından heval

» HANGİSİ DAHA ZOR
Perş. Kas. 18, 2010 11:53 am tarafından heval

» HİKAYELER.
Perş. Kas. 18, 2010 11:46 am tarafından heval

» KUMARBAZ..
Salı Ekim 05, 2010 9:55 am tarafından heval

» ALAMUT KALESİ HASAN SABBAH
Salı Ekim 05, 2010 9:50 am tarafından heval

» GİDECEKSİN BİLİYORUM
Salı Ekim 05, 2010 5:56 am tarafından heval

» hoşçakal..
Cuma Ağus. 27, 2010 5:18 am tarafından heval

» aramıza katılan özleme
Cuma Ağus. 27, 2010 5:00 am tarafından heval

» nana.......
C.tesi Ağus. 07, 2010 11:25 am tarafından heval

» Giderayak
Ptsi Haz. 07, 2010 7:15 am tarafından sıdıka

En iyi yollayıcılar
diaspora
 
heval
 
sıdıka
 
denizQ62
 
kucuklimon
 
DersimLi_janesev
 
neso
 
Istatistikler
Toplam 46 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: banderas_hsyn

Kullanıcılarımız toplam 350 mesaj attılar bunda 310 konu
özür dileriz
Aidiyet duygusundan yoksun,biz vefasız Kürtler,yüce Türk devletine ve aziz Türk halkına verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz... Ne 1839'da,ne 1843'te,ne 1878'de,ne 1921'de,ne 1925'te,ne 1926'da,ne 1927'de,ne 1930'da,ne 1937'de ve ne......'de öl öl bitemedik...Öldükçe çoğaldık ve cellatlarımızdan çok yaşadık,hâlâ 30 milyonuz,özür dileriz... Tarihte Selahaddin-i Eyyubiler,Ebu Hanife Ahmet Dineveriler,Abdülkadir Geylaniler,Meleye Ciziriler,Feqiye Teyranlar,Molla Goraniler,Ebu Suudlar,Y dris-i Bitlisiler,Ehmede Xaniler,Mewlana Halidler,Said Nursiler,Cemal Süreyyalar,Ahmed Arifler,Orhan Asenalar,Yılmaz Güneyler yetiştirdik.Kültür,bilim,sanat ,din ve edebiyatta bu coğrafyaya ruh kattık,hala da iflah olmadık,özür dileriz.... 1071'de aynı dindeniz diye size kucak açtık; yanlış yaptık özür dileriz... 1514'te bizim olmayan savaşta Çaldıran'da düşmanınız olan Yunanlılara binlerce kayıp verdik,yanlış yaptık özür dileriz... Çanakkale'de yedi düvele karşı imparatorluk güneşi batmasın diye oluk oluk kan akıttık,Çanakkale'yi geçirtmedik,yanlış yaptık,özür dileriz... 1920'lilerde itilaf kuvvetlerini hep birlikte Anadolu'dan çıkarttık,hata yaptık; özür dileriz... Lozan'da iki devlete ne gerek var,birlikte kardeş kardeşe gül gibi geçinip gideriz dedik,özür dileriz... Ne asıl kuruculuğun nimetlerinden yararlandık ne de azınlıklar kadar hak sahibi olabildik; bu şarkı böyle olmamalıdı diye itiraz ederek de ukalalılık yaptık,özür dileriz..'Vatandaş Türkçe Konuş 'kampanyasına karsın biz onurumuz olan,varoluşumuzun nedenlerinden olan şam şekerinden daha tatlı olan anadilimizle konuştuk,her kelime için' bedel' ödedik,yanlış yaptık özür dileriz... 'kuyruklu Kürt,dağ Türkü' küfürlerini lügatinize soktuk,analarınızın ak sütü gibi temiz olan dilinizi kirlettik,insanlarınızın edebini bozduk; özür dileriz... Varlıklarımızı Türk varlığına tamamen armağan edemedik,Giritlere, Mekkelere, Balkanlara, Kafkaslara ve Ortadoğu'ya sürüldük,özür dileriz... Şehirlerimizin,ilçelerimizin,k öylerimizin,dağlarimızın,ovala rımızın isimlerini medenileştirmek adına değiştirdiniz,biz ısrarla ve inatla eski isimlerini kullandık,özür dileriz... . Alfabenizde olmayan x,w,q harflerini çocuklarımızın isimlerinde kullandık,alfabenizin huzurunu kaçırdık özür dileriz... İçlerimizden birileri sadece fikrilerini açıkladığı için gece yarıları jitem'in kurşunlarına hedef oldu,gündemi fail-i meçhul cinayetlerle meşgul ettik; özür dileriz... Kutsal bayramımız newrozlarda 'yaşasın halkların kardeşliği 'dedik, görüntü ve gürültü kirliliği yarattık,özür dileriz... Her rengin tıpkı ebruli sanatında olduğu gibi kardeşçe,uyum ve barış içinde biribirini yok etmeden yaşayabileceklerini düşündük,yanılmışız meğer; özür dileriz.....Çok özür dileriz....Ama çok özür dileriz....
haberler







Paylaş | 
 

 ölümmü daha zor ayrılık mı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
heval



Mesaj Sayısı : 137
Yaş : 38
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 03/08/08

060809
Mesajölümmü daha zor ayrılık mı

yeni sorumuz bu hadi kolay gelsin. Sen bu konuda iyisin cevapların tatminkar kemal can bunada vardır bir cevabın
Sayfa başına dön Aşağa gitmek

 Similar topics

-
» Batistanın WWE'den Ayrıldıktan Sonraki İlk Açıklaması !
» Ayrılık 12. Bölüm
» Kelly Kelly'den ayrıldım
» GÜZELLİK GELİP GEÇİCİDİR AMAÇ HAYATTA BİR GÜN DAHA FAZLA YAŞAMAK OLMALIDIR
Bu yazıyı burda paylaş : Excite BookmarksDiggRedditDel.icio.usGoogleLiveSlashdotNetscapeTechnoratiStumbleUponNewsvineFurlYahooSmarking

ölümmü daha zor ayrılık mı :: Yorum

Geri: ölümmü daha zor ayrılık mı
Mesaj Bir Paz Ağus. 09, 2009 3:18 am  diaspora
"Erkek kadına dedi ki:

-Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan birşey gibi kalbimi sıkıp, parmaklarımı kanatarak, kırasıya, çıldırasıya...

Kadın erkeğe dedi ki:

-Baktım dudağımla, yüreğimle, kafamla; severek, korkarak, eğilerek, dudağına, yüreğine, kafana. Şimdi ne söylüyorsam karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana. Fakat neyleyim saçlarım dolanmış, ölmekte olanın parmaklarına başımı kurtarmam kabil değil. Sen yürümelisin, yeni doğan çocuğun gözlerine bakarak... Sen yürümelisin beni bırakarak..." (Nazım Hikmet / Bir Ayrılış Hikayesi)

Bir yazarın, yitirilmiş bir sevdalının ardından veda mektubu yazması ne zordur.

Hem de ayrılığın komasındayken henüz...

Hep en yakın durmak istediğine, ansızın en uzak düşmenin kahredici sızısıyla...

Bir hayatı, bir kaderi paylaştığı insandan, 3.tekil şahıs olarak ve di'li geçmiş'le bahsetmeye alıştırarak kalemini...

Biten bir yazın ardından sonbaharla göçenlere beyhude ağıtlar yakarak, ateşten satırlar döküvermek bir "köşe"ye ne zordur.

Ne zordur yazarın, "kalbini avuçlarında sıkıp, parmaklarını kanatması" ve kendini özlem dolu birkaç cümleyle avutması...

Bir mahzun cenazede koyu renk yakalarda bir çiçek gibi gülümseyen yüzün, az sonra omuzlana­cak tahta bir kutunun içinde sessiz yattığına ina­namıyor insan... Resimle gerçek arasındaki uyum­suzluğa kahroluyor.

Böyle durumlarda hayatın içindeki o amansız şiddete şaşıyorum.

Yaşamın, böylesine sevdalara doyasıya bir ve­dalaşmayı bile çok gören hoyratlığı karşısında tüy­lerim ürperiyor. Bu yazgının karşısındaki çaresiz­liğimize lanet ediyorum. Susturulacak yüreklerin, ödenecek diyetlerin piyangosunun, nerelerde, hangi kıstaslarda çekildiğine akıl erdiremeden, bi­çare isyan ediyorum.

Böyle günlerde en çok da hayatın, hiç birşey yokmuşçasına, duyarsız akıp gitmesinden yarala­nıyorum.

Çünkü biliyorum ki, ölüm ayrılık olduğu kadar, ayrılık da ölümdür.

Her giden, bir koca parça götürür bizlerden...

Bir geceyarısı ansızın bastıran özlem nöbetle­rinde bitkin düşeriz.

Bazen bir şarkı, bazen bir fotoğrafla çıkıp geli­veren anılar bırakmaz yakamızı... ille hatıralar tu­tunur belleğimize...unutursak eksiliriz.

Giden yalnızca bir sıcak beden değil, bir ortak mazidir aynı zamanda; sonbaharla yitirdiğimiz gençliğimizdir giden; yaşamdır.

Gidenin ardından ıssız bir çöle dönen hayatın bahçesinde yeniden sevgiyle dolu erguvanlar bü­yütmek zordur.

Ve zordur bir yazarın "geri gelmeyeceğini bile bile", giden sevgilinin ardısıra sevda mektupları yazması...

Oysa Nazım'ın şiiri ne de kolay biter:

"Kadın sustu.

Sarıldılar.

Bir kitap düştü yere.

Kapandı bir pencere

Ayrıldılar."

Ayrılık da ölümdür, ölüm ayrılık olduğu kadar...

alıntıdır....
 

ölümmü daha zor ayrılık mı

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 

1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
BİR HİKAYEN OLMALI :: VE İNSAN :: SERBEST KÜRSÜ-
Buraya geçin: